Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

İsteseniz de istemeseniz de artıracağız!.

“İsteseniz de istemeseniz de sondaj gemilerini de artıracağız, sismik araştırmaları da artıracağız. Karadeniz’de de, Akdeniz’de de nerede ne var bulup çıkartacağız. Nasıl savunma sanayinde yapılan hamleler Türkiye’yi pazar olarak görenleri rahatsız ediyorsa enerji konusunda attığımız adımlar da bazı kesimleri rahatsız ediyor”
Haber Giriş Tarihi: 10.11.2021 15:40
https://www.medyaturktv.com/
kapak resmi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Akkuyu Nükleer Güç Santralinin ilk ünitesini 2023 yılında devreye almayı planlıyoruz. Böylece Türkiye’yi dünyada nükleer enerji üreten ve kullanabilen sınırlı sayıda ülkeler arasına dahil etmiş olacağız. Akkuyu’nun ardından süratle 2'inci hatta 3'üncü nükleer güç santrali için çalışmalara başlayacağız. Dünyanın en temiz enerji kaynaklarına karşı çıkmanın çevreyle bir ilgisi olmadığı açıktır. Nasıl ağaç bahanesiyle vizyon projelerimize kast edenlere fırsat vermediysek çevre diyerek enerji hamlemizi dinamitlemeye çalışanlara da meydanı boş bırakmayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Enerji Piyasası Denetleme Kurumu EPDK Hizmet Binası ve Yapımı Tamamlanan Enerji Santrallerinin Açılış Törenine katıldı.
EPDK’nın yeni hizmet binasının hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, ”Kurumumuz enerji piyasalarının düzenlenmesi uygulamalarıyla uluslararası düzeye ulaşmıştır. Kurumsal kapasitesini yükselterek bugünkü seviyesine ulaştırdığımız EPDK’nın en önemli eksikliği bir hizmet binası olmamasıydı. Bu ihtiyacın giderilmesiyle ilgili talimatları vererek çalışmaları başlattık. 4 yıl gibi bir sürede içinde bulunduğumuz bu binayı ülkemize devletimize kazandırdık.
EPDK’nın yeni binasının ev sahipliği yaptığı kurumu en güzel şekilde temsil eden bir mimarı ve altyapıya sahip olduğunu görüyoruz. En yüksek seviyede enerji verimliliği elde edilen binanın çatısının tamamı güneş enerjisi ve su ısıtma panelleriyle kaplı. Bu paneller bina içinde kullanılan enerji ve suyun önemli bir bölümünü karşılıyor. Kreşinden mescidine, konferans salonundan fuayesine, sergi bölümüne, kütüphanesinden kapalı otoparkına kadar her türlü ihtiyaç düşünüldü. Yeşil ergonomi anlayışının tezahürü olan altyapısıyla göz dolduran bir eseri daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. EPDK’nın yeni binasında enerji piyasasında oynadığı kritik rolü çok daha başarılı bir şekilde devam ettireceğine inanıyorum” dedi.

Özel sektörün Adıyaman, Balıkesir ve Bingöl’de inşa ettiği yenilebilir enerji santrali açılışlarının da bugün gerçekleştirildiğini ifade eden Erdoğan, ”Türkiye’nin çatıda yapılan en büyük güneş enerjisi tesisini , çöp gaz elektrik üretimi tesisini Avrupa’nın en büyük yenilebilir elektrik üretim santralini bugün resmen hizmete alıyoruz. Enerji sektörümüze güç katacak Adıyaman, Bingöl, Balıkesir’deki kardeşlerimize istihdam imkanı sunacak bu önemli yatırımların ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Salgın şartlarına rağmen Türkiye’nin geleceğine ve potansiyeline inanan yatırımcıları canı gönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.

"Yenilebilir enerji kaynaklarının enerji sepetimizdeki payını devamlı yükseltiyoruz”
“Türkiye ekonomisi son 19 yıl içerisinde olağanüstü bir iki dönem haricinde yüksek büyüme trendini sürekli devam ettirmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Ülkemizin enerji talebi, ekonomik büyümesine ve nüfusumuza paralel olarak artmıştır. Elektrik enerjisi tüketimimiz yüzde 8 seviyesinde artmıştır. Kurumlarımızın yaptığı çalışmalar elektrik talebimizin yılda ortalama yüzde 3 buçuk oranında artacağını gösteriyor. Ekonomimizin salgın şartlarına rağmen yakaladığı ivmeyi devam ettirmesi durumunda bu oranlar daha da yukarıya çıkacaktır. Hükümet olarak gerek ülkemizin artan enerji ihtiyacını gerekse küresel ekonomik görünümü dikkate alarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. 2017 yılında açıkladığımız Milli Enerji ve Maden politikası bu süreçte bizlere ve enerji sektörümüze rehberlik ediyor. Daha çok yerli, yenilenebilir enerji şiarıyla sürdürdüğümüz çalışmaların hedefi, enerji ihtiyacımızı yerli ve milli imkanlarla kaliteli ve uygun fiyatlarla karşılamaktır. Bunun için yenilebilir enerji kaynaklarının enerji sepetimizdeki payını devamlı yükseltiyoruz” ifadelerini kulandı.

"Akkuyu’nun ardından süratle 2'inci hatta 3'üncü nükleer güç santrali için çalışmalara başlayacağız"
"Rüzgar ve güneş enerjisinde 2027 yılına kadar 10‘ar bin megavatlık ek kurulu güç katkısı hedefliyoruz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Enerji havuzumuz nükleer enerjiyi de ekleyerek üretim portföyümüzü daha da çeşitlendirmeyi daha zenginleştirmeyi arzu ediyoruz. Mersin ziyaretimizde Akkuyu Nükleer Güç Santralini ziyaret ederek gelinen aşamayı yerinde gördük. Her biri 1200 megavat güce sahip 4 üniteden oluşan 4800 megavat kapasiteli planladığımız santralimizle ilgili çalışmalar devam ediyor. Akkuyu Nükleer Güç Santralinin ilk ünitesini 2023 yılında devreye almayı planlıyoruz. Böylece Türkiye’yi dünyada nükleer enerji üreten ve kullanabilen sınırlı sayıda ülkeler arasına dahil etmiş olacağız. Akkuyu’nun ardından süratle 2'inci hatta 3'üncü nükleer güç santrali için çalışmalara başlayacağız. Her ne kadar çevrecilik adına sokakları yakıp yıkanlar attığımız her adım gibi bunu eleştirseler de biz nükleer enerjiyi ülkemize kazandırmakta kararlıyız. Dünyanın 32 ülkesinde 443 nükleer güç santrali halen faaliyetteyken Türkiye nükleer enerjiye sahip olmasın demek ihanet değilse gaflettir. ülkemizin temiz enerjiye ulaşma çabalarını dile dolayanların çevre duyarlılığından ziyade başka gündemle hareket ettikleri açıktır. Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığına, Türk milletinin refahına dair yüreğinde zerre kadar hassasiyeti olanın nükleer enerjiye karşı çıkması mümkün değildir. Burada Asıl sorgulanması gereken burada Türkiye’nin bu adımı neden 20- 30 sene önce atmadığıdır.”

Dünyanın 60 yıldan fazla bir süredir kullandığı bu imkana bu kadar geç ulaşıyor olunmasının ülkemiz adına büyük bir kayıp olduğunu kaydeden Erdoğan, ”Akkuyu’nun hizmete girmesiyle hem ülkemizin bu eksikliğini giderek hem de İklim değişikliği ile mücadelemize önemli bir katkı sağlamış olacağız. Yenilebilir enerji kaynaklarımızdan daha fazla mücadele etmenin yollarını arıyoruz. Bu alanda son 19 yılda ciddi mesafe kaydettik. Kendi akarsularımızdan, rüzgarımızdan, güneşimizden, jeotermal kaynaklarımızdan elde ettiğimiz enerjinin bu süreçte payı yüzde 290 arttı. Bugün yenilebilir enerji kurulu gücümüz 52 bin140 megavat değeri ile toplam kurulu gücümüzün yüzde 53 lük kısmını oluşturuyor. Jeotermal enerjisi kurulu gücü bakımından 2020 yılı verilerine göre Avrupa’da birinci dünyada ise dördüncü sıradayız. Yine ülkemiz 2020 yılında yenilebilir kurulu gücünde dünyada 12 Avrupa’da 5. sırada yer alıyor. Nereden nereye” dedi.

Geçtiğimiz yıl üretilen enerjinin yüzde 57.4’ünü yerli, yüzde 42 buçuğunu yenilebilir kaynaklardan elde edildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Özel sektörümüzün de katkılarıyla yerli ve yenilebilir enerji kaynaklarımızın enerji sepetimizdeki yerini her geçen gün artırıyoruz. Bugün güneşten, rüzgardan faydalanmanın gayreti içindeyiz. Bugün rüzgar türbinleri Türkiye’nin dört bir yanını kuşatırken rüzgardan elektrik üretiminde ardı ardına rekor kırdılar. Vatandaşlarımızın binaların çatılarına güneş panelleri kurarak kendi enerjisini ürettiği dönemi yaşıyoruz. Ancak sermaye düşmanlığı, antiemperyalizm, yerli kaynaklarımızdan yararlanmayı marjinal zanneden örgütlerin de burada da piyasaya sürüldüğünü görüyoruz. Dünyanın en temiz enerji kaynaklarına karşı çıkmanın çevreyle bir ilgisi olmadığı açıktır. Nasıl ağaç bahanesiyle vizyon projelerimize kast edenlere fırsat vermediysek çevre diyerek enerji hamlemizi dinamitlemeye çalışanlara da meydanı boş bırakmayacağız. Türkiye düşmanlarına piyonluk yapanlara rağmen ülkemizin yerli ve yenilebilir kaynaklarını kullanmaya azami ölçüde devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İsteseniz de istemeseniz de sondaj gemilerini de artıracağız, sismik araştırmaları da artıracağız. Karadeniz’de de, Akdeniz’de de nerede ne var bulup çıkartacağız. Nasıl savunma sanayinde yapılan hamleler Türkiye’yi pazar olarak görenleri rahatsız ediyorsa enerji konusunda attığımız adımlar da bazı kesimleri rahatsız ediyor” dedi.
EPDK Hizmet Binası ve Yapımı Tamamlanan Enerji Santrallerinin Açılış Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz ve Karadeniz’de sondaj gemilerini artıracaklarını, sismik araştırmaları sürdüreceklerini kaydederek, enerji konusunda atılan adımların bazı kesimleri rahatsız ettiğinin altını çizdi. Erdoğan, Karadeniz’de keşfedilen doğalgazın çıkartıldığı anda vatandaş ile paylaşılacağını söyledi.

“Sondaj gemilerini de artıracağız, sismik araştırmaları da artıracağız”
Etrafı zengin petrol ve doğalgaz kaynakları ile çevrili bir ülke olarak son yıllarda arama ve sondaj çalışmalarında bir paradigma değişikliğine gidildiğini belirten ve Türkiye’de uzun yıllar boyunca petrol ve doğalgaz arama çalışmalarının kiralama usulü ile yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle derin deniz sondajlarında Türkiye’nin tamamen dışa bağımlı olduğunu, büyük meblağlar harcanan bu çalışmalardan yakın tarihe kadar olumlu sonuç çıkmadığını söyledi. Daha önce kiralama veya benzeri yöntemlerle yürütülen bu faaliyetleri milli imkanlarla sürdürmeye karar verdiklerini ifade eden Erdoğan, dönemin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Fatih Dönmez’in bu kararı titizlikle hayata geçirdiklerini, 3 sondaj ve 2 sismik araştırma gemisini Türkiye’nin filosuna dahil ettiklerini kaydetti.
Türkiye’nin sahip olduğu filo ile 2018 yılından bu yana 14 derin deniz kuyusu açıldığını, Akdeniz ve Karadeniz’deki 2 ve 3 boyutlu sismik aramaları 6-7 katına çıkarttıklarını söyleyen Erdoğan, “Karalama kampanyalarına ve gizli-açık sabotajlara rağmen sabırla yürütülen bu çalışmalar neticesinde geçen sene Karadeniz’de tarihimizin en büyük doğal keşfine imza attık. Toplam 540 milyar metreküplük bu keşif ile Türkiye artık farklı bir lige yükselmiştir. Ülkemizi ve hükümetimizi hedef alan çirkin saldırıların sebeplerinden birisi de kendi kaynaklarımızı milletimizin istifadesine sunma kararlılığımızdır. Tilki yetişemediği üzüme koruk dermiş. Şimdi muhalefet anasıyla, yavrusuyla hepsi de ‘koruk’ diyor. İsteseniz de istemeseniz de sondaj gemilerini de artıracağız, sismik araştırmaları da artıracağız. Karadeniz’de de, Akdeniz’de de nerede ne var bulup çıkartacağız. Nasıl savunma sanayinde yapılan hamleler Türkiye’yi pazar olarak görenleri rahatsız ediyorsa enerji konusunda attığımız adımlar da bazı kesimleri rahatsız ediyor. Doğal gaz keşfimizin ardından medyada ve sosyal medyada yazılanları lütfen hatırlayın. Kanal kanal gezerek ‘keşfettiler ama çıkaramazlar’ diyen gafillerden, gazın ekonomik fayda sağlamayacağını iddia eden sözde ekonomistlere kadar bir sürü saçmalığa şahit olduk. Milletin mutluluğunu paylaşmak yerine günlerce sükut orucu tutan siyasetçileri, parti genel başkanlarını gördük. Türkiye’nin başarılarını yabancılar dahi taktir ederken içimizdeki bu gafiller ağızlarını her açtıklarında keşfi önemsizleştirmek için adeta seferber oldular. İçlerindeki nefreti ortaya seren hezeyanlarla milletin sevincine gölge düşürmeye çalıştılar. Karadeniz’deki gazın devreye girmesi Türkiye’yi rahatlatacak, doğal gaz tedarikinde elini güçlendirecek, ekonomimizdeki çarpan etkisi artacaktır. İnşallah gazı çıkarttığımız anda biz bu gazı halkımızla paylaşacağız. Varsın anası yavrusu düşünsün. Biz devlet olarak görevimizi yapacağız” diye konuştu.

Türkiye’nin derin denizlerde arama, sondaj ve üretim kabiliyetlerinin üst bir noktaya ulaşacağının altını çizen Erdoğan, Türkiye’nin sahip olduğu gemilerin kiralama olarak görev yapacağını kaydetti. Karadeniz gazının ilk fazının 2023 senesinde kullanıma hazır hale getirilmesi için çalıştıklarını belirten Erdoğan, çok daha güçlü, bağımsızlığını daha da perçinlemiş bir ülke olarak cumhuriyetin 100. yılını kutlamayı arzu ettiklerini, 2002’den beri verdikleri zorlu ve kutlu mücadeleyi Türk milletini asırlık bir hayaline daha kavuşturarak taçlandırmak istediklerini söyledi.

“Kaptanın hüneri dalgalı denizde belli olur”
Bu süreçte resmi kurumlarla beraber özel sektöre de ağır sorumluluklar düştüğünü söyleyen Erdoğan, “Türkiye’nin her alanda olduğu gibi enerjide de tarihi başarılara imza atmasının gerisinde özel sektörümüzün dinamizmi ve cesareti var. Özel sektörümüz 200 milyar doların üzerinde sabit sermaye yatırımı ile hem ülkemizin gücüne güç kattı hem de istihdam seferberliğimiz ve arz güvenliğimizde öncü rol oynadı. Biz de özel sektörümüzü teşvik ederek, sıkıntılarını çözerek onlara gereken desteği verdik. Korona virüs salgını sürecinde yaşananlar, son 19 yılda atılan bu adımların ne kadar doğru, ne kadar isabetli olduğunu hepimize göstermiştir. Kaptanın hüneri dalgalı denizde belli olur. Buradan hareketle Türkiye salgının yol açtığı zorlukları en hızlı atlatan ülkelerden biri olmuştur. Bu ana muhalefet, bu yavrular, bizim yaptığımız şehir hastanelerinden rahatsız oluyor. Bu hastanelerimiz olmamış olsaydı biz bu korona virüs ile nasıl savaşacaktık. Şimdi yeni bir şey daha uydurdular, ‘hastane var da, doktor yok’ diyorlar. Elinize, dilinize dursun. Nerde doktor yok? Hepsi de var. Dün 40 bin personel daha ilave etme kararını Kabine toplantımızda aldık ve açıkladık. Bundan sonra da erken vakitli ve etkili tedbirler alarak proaktif anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Salgının olumsuz küresel etkileri sebebiyle insanımızın sırtına binen yükü hafifletirken, iş dünyamıza destek olacak, projeleri hayata geçireceğiz. Kabine toplantımız sonrasında alınan kararları ve salgın sürecinde enerji başlığında milletimize verdiğimiz desteklerin icmalini paylaştık. Türkiye’ye ve millete dair hiçbir hedefi, ideali olmayan felaket çağrıcılarına prim vermeden yolumuza hep beraber kararlılıkla devam edeceğiz. Son 19 yıldır olduğu gibi 2023’e giden süreçte de özel sektörümüzle tam bir dayanışma içinde hareket edeceğimize inanıyorum. Sizlerden Türkiye’ye güvenmenizi, Türkiye’nin aydınlık yarınlarına yatırım yapmayı sürdürmenizi diliyorum” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, programın sonunda Adıyaman, Bingöl, Balıkesir’e canlı yayınla bağlanarak enerji santrallerinin açılışlarını gerçekleştirdi.


Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar